8 Ekim 2017 Pazar

ULUSLARARASI PARA TRANSFERİNDE YENİ TRENDLER

 İş Hayatında Hızlı Kazanımlar Yoktur.
Bir Gecede Başarı Elde Edebilmek İçin Yıllar Gerekir.
Richard Branson

Uluslararası ödemeler denilince benim aklıma en güvenilir yöntem olarak Muhabir Banka aracılığı ile yapılan SWIFT transferleri geliyor. Ancak, muhabir bankalar aracılığı ile yapılan bu havalelerin yerine ulaşması uzun sürdüğü gibi, nadir de olsa havalenin aracı muhabir bankaların operasyonel kontrol süreçlerine takılıp, gerisin geriye hesaba iade olması da mümkün. Buradaki en can alıcı nokta ise ücretlerin yüksek ve bazen de tahmin edilemez oluşu. Zira paranın yolda geçirdiği muhabir banka süreçlerinden doğabilecek ek masraflar havale bedelinin içinden kesilebilir ve gönderenin bilgisi dışında öngörülemeyen masraflar ortaya çıkabilir. Bu işle uğraşan bankacı meslektaşlarımdan özellikle müşteri ilişkisinde olanlar sanırım en az bir kere böyle bir durumla karşı karşıya kalmış ve müşteriyle zor anlar geçirmişlerdir.


SWIFT ile para transfer etme sürecinin şeffaf ve izlenebilir olmayışını da eklerseniz, aslında SWIFT ile yapılan ödemelerin özellikle bireylerin müşteri deneyimi açısından sıkıntılı olabildiğini söyleyebilirim. Keza ülkemizde iki banka arasındaki yabancı para transferlerinin de muhabir banka üzerinden SWIFT ile gerçekleştirilmesi ve ücretlendirmenin EFT’ye nazaran daha yüksek olması da bu kapsamda değerlendirilebilir. Aktif bankacılık yaptığım dönemde özellikle yabancı para vadeli mevduatların bir bankadan diğerine transferi gerektiğinde valör kayıpları, muhabir bankadan binbir zorlukla alınan hesap ekstreleri ve mesai bitiminden sonra açmaya çalıştığımız vadeli mevduat hesaplarını hatırladıkça, bu süreçlerin gerçekten de daha kolay hale gelmesi gerektiğine inananlardanım.

Farklı Çözümler, Alternatifler

Bireylere ve küçük işletmelere yönelik hizmet veren, kolay erişilebilir, hızlı ve ucuz uluslararası havale imkânı sunan Western Union, Paypal, Moneygram gibi rakipler, Bankaların ve SWIFT sisteminin karşısına dikiliyor. Bir de sadece dijital ortamlar aracılığı ile bu işe soyunan Çin’in WeChat’i, ABD’nin Paypal Xoom hizmetleri de bu alanda boy gösteriyor. Hatta fazlası da var; Western Union ile WeChat 2015 yılında işbirliklerini açıklayarak 200’den fazla ülkeye WeChat platformu üzerinden para gönderme hizmetini “WU Connect” adı altında birlikte sunmaya karar verdiler.

Duymamış olanlar için; WeChat orijinal olarak Çin’de çıkmış ve dünyaya yayılmış bir anlık mesajlaşma uygulaması. 2017 Haziran ayı itibariyle 963 milyon aylık aktif kullanıcısı ile 1 milyara doğru ilerliyor. WeChat mesajlaşma ve sesli görüşme özelliğinin yanında, arkadaşların birbirlerine para göndermesi, para istemesi ve Çin’deki geleneksel harçlık, yardım, bağış, ikramiye gibi düşük tutarlı “kırmızı zarf” özelliğini de içinde barındırıyor.

NEREYE GİDİYOR BU ÖDEMELER

Uluslararası Ödemelerin öneminin gün geçtikçe artıyor olmasının en önemli sebepleri insanların çalışmak için gelişmiş ülkelere gitmeleri, işgücünün globalleşmesi ve mültecilerin/ sığınmacıların artmış olması. Dünya Bankası tarafından açıklanan istatistiklere göre 25 gelişmiş ülkenin GSYH’sının %10’u bu şekilde havale yoluyla gelişmekte olan ülkelere transfer oluyor. Yapılan bu transferlerin de büyük ölçüde aile ve akrabalara gönderildiğini söylersek yanılmış olmayız.

Konu Mültecilere gelmişken, Finlandiya’da bu kitleye yönelik olarak geliştirilen Dijital Ödeme Sistemi MONI uygulamasından bahsetmeden geçmeyelim. MONI iki yıl kadar önce Finlandiya hükümetiyle başlatılan çalışma sonucunda, evrak ve müşterini tanı ilkeleri gereğince banka hesabı edinemeyen mültecilere yönelik bir digital ödeme sistemi yarattı. MONI uygulaması, MasterCard ön ödemeli kartına dayalı olmasının yanında, müşteri kimlik ve finansal bilgilerini Blockchain üzerinde barındırıyor. Böylelikle, bu uygulamadan faydalanan her mültecinin Blockchain üzerinde tekil bir kimlik bilgisi oluşuyor. Bu sayede, mülteciler devletten ya da işverenlerinden maaş alabilirken, fatura ödemelerini ya da kendi içlerindeki para transferlerini gerçekleştirebiliyorlar.

Benzer durum oturma izni bulunmayan ve sabit bir adres beyan edemeyen Suriyeli mültecilerin Türk Bankalarında hesap açmak ve bankacılık işlemi yapmak istediklerinde de yaşanıyordu. Bu ve benzer çözümlerin tüm dünyaya yayılması ile mültecilerin de finansal sisteme kazandırılmasını umuyorum.

Öte yandan, Blockchain’in finansal sistemin aspirini gibi her derde deva olabildiğini görüyoruz ve bu alana da farklı bir çözüm sunulabilmesini çok olumlu bir gelişme olarak gördüğümü belirtmeden geçemeyeceğim.

Tüm bunların yanında Dünya Bankası, birbirine para gönderen aile üyelerinin %90’dan fazlasının sosyal ağlara üye olduğu tahmininde bulunmuş. Ben de bu saptamaya katılıyorum, çünkü en çok para alışverişini eşim, annem ve kardeşimle yapıyorum ki hepimiz sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamalarıyla haşır neşiriz. Kısaca bu oran bizim ailede %100.

TÜKETİCİ GÜVEN ARIYOR

BCG tarafından hazırlanan “Global Ödemeler 2015” raporuna göre;

2014 yılına ilişkin global işlem bankacılığı gelirleri yaklaşık $1.1 trilyon olarak gerçekleşirken, bu rakam global bankacılık gelirlerinin %27’sini oluşturuyor. 2024 yılında bu tutarın $2 trilyona ve gelir payının ise %34’e çıkacağı öngörülüyor.

2014 yılında perakende ödemelerin globaldeki payı %11 iken, ödemelerden elde edilen toplam gelirin içindeki perakende payı %78 olarak gerçekleşmiş. Bu da demek oluyor ki, Bankaların tüketici ödemelerindeki kar marjları oldukça iyi.

Raporda Fransa, İngiltere, Almanya ve ABD’li 5,500 tüketici ile yapılan anket çalışması sonuçlarına da yer verilmiş. Dijital ödeme yöntemlerine geçiş sürecinde yapılan birçok yeniliğe rağmen geleneksel ödeme yöntemlerinin halen tercih sebebi olmasının nedenleri araştırılmış. Buna göre, yeni ödeme sistemlerindeki sadakat ve ödül uygulamalarının yetersiz oluşu, veri gizliliği ve güvenlikle ilgili endişeler, dijital ödemelerin kabul edildiği alanların azlığı başı çeken faktörler olarak ortaya çıkmış.

SONUÇ

Uluslararası ödemelerle ilgili olarak, baktığımızda gerçekten hem ülkemizde ve hem de Dünyada pek çok yöntem, uygulama ve bu işe aracılık eden şirketler olduğunu görüyoruz.

Yukarıda saydıklarımız içinde beni en çok heyecanlandıran uygulamanın WeChat ve MONI olduğunu söyleyebilirim. WeChat geniş kitlelere hizmet edebilecek global bir uygulama olma yolunda görünüyor. MONI ise gündemimizden düşmeyen mülteci sorunlarından birine sosyal çözüm üreten kayda değer bir çalışma, eminim daha da geliştirilecektir.


Belki bana eski kafalı diyebilirsiniz ama ben halen Bankalar üzerinden yaptığımız bildiğin klasik SWIFT yönteminin bazı dezavantajlarına rağmen güvenilir bir ödeme kanalı olduğuna inanıyorum. Ve sanıyorum bankalar da bahsettiğimiz hızlı balık Fintech’lerle dijital havale ve ödemeler işine el atarak, iş birlikleriyle bu platformları çok daha sağlam ve güvenilir bir yapıya kavuşturacakladır. Özetle, su yolunu bulacaktır.